MÖ 8. yüzyılda tarih sahnesine çıkan İskitler ve bu tarihten
MS 2. yüzyıla kadar hâkimiyetlerini devam ettiren İskit boyları, doğuda Çin Seddi’nden batıda Tuna Nehri’ne kadar olan geniş bozkır coğrafyasında ve Ön Asya’da varlıklarını takriben 1000 yıl gibi oldukça uzun bir zaman , doğuda Çin Seddi’nden batıda Tuna Nehri’ne kadar, 40 ve 50. paraleller arasında, yaklaşık 7000 km’den fazla bir sahaya yayılmışlardır..Anadolu’nun içlerine kadar da yayılmış ve orada hâkimiyetlerinin izini bırakmıştır. İskitler, bu geniş coğrafyada ayrı gruplar hâlinde yaşamıştır.
4 Aynı İskitler muhtemelen de Akamenit dönemi öncesinde Fırat ve Dicle boylarında hüküm sürmüş ve dillerine ait ipuçları bırakmıştır. MÖ 4. yüzyılın başlarında dahi Doğu Anadolu’da hâkim olduklarını bize Ksenophon bildirmektedir. Ksenophon, onbinlerin dört plethron (118,4 m) genişliğindeki Harpasos Nehri’ne kadar ilerleyerek
buradan da İskitlerin memleketine girdiklerini ve bir ovada dört günde yirmi parasang (Parasang fersahtır.1 fersah 5,5 km’dir. 20 parasang 110km’dir.) gittiklerini belirtmektedir.
İskit toplulukları yalnız Anadolu’da kalmayarak daha güneye
ilerlemiştir. Mısır üzerine yönelerek Suriye’ye girdikleri sırada Mısır kralı
Psammatikos karşılarına çıkmış, armağanlar vermiş ve daha ileri yürümekten onları alıkoymuştur. Sonra onların bir kısmı dönmüş, bazıları orada kalmayı tercih etmiştir. Bundan dolayı eski Tevrat’taki Beth-Sean, daha sonra Skythepolis olarak anılmaktadır.Sakalar üzerinde yapılan araştırmalar Kazakistan genelinde yaşayan
Sakaların on boy hâlinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu boylar sırasıyla şunlardır:
1. Tissaget
2. Giperbarey
3. Day
4. Sarmat
5. Massaget
6. Agripiy
7. İssedon (Asılar-Arsaklar)
8. Nevr
9. Buginderdi
10. Hunsaklar (Hun, Hunnu, Syunnu) geçen boy ise Tarihte Hunlar olarak bilinen Türk kavmi ise iskit Türklerine bağlı bir boydur.MS 2. yüzyıla kadar hâkimiyetlerini devam ettiren İskit boyları, doğuda Çin Seddi’nden batıda Tuna Nehri’ne kadar olan geniş bozkır coğrafyasında ve
Ön Asya’da varlıklarını takriben 1000 yıl gibi oldukça uzun bir zaman korumuşlardır. İskitler, bu geniş coğrafyada ayrı gruplar hâlinde yaşamıştır.MS 2. yüzyılda hâkimiyetlerini kaybeden İskitlerin batı kolu olarak kabul ettiğimiz grup için MS 4. yüzyıl bir “son” anlamına gelmiştir. İskit boylarının bu batı kolu Avrasya’nın en büyük eritme potası olan Kırım bölgesinde, kendileri gibi aynı bölgeden gelen Hun, Avar, Peçenek, Kuman gibi boylarla karışıp kaynaşmışlar ve kaybolmuşlardır.Asıl ana kütleyi oluşturan Saka Tigrakhauda ve doğu kolu olan Saka Haumavarga daha sonraki devirlerde
de varlıklarını sürdürerek Orta Asya’da kurulan Türk devletlerinin ve
günümüz Orta Asya Türklüğünün oluşumunda temel teşkil etmiştir.
Günümüzde kendini hâlâ Saka olarak belirten Türk topluluklarının varlığı da bunu açık bir şekilde göstermektedir.(KAYNAK)T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
ESKİ ÇAĞ TARİHİ BİLİM DALI
İSKİT, HUN VE GÖKTÜRKLERDE
SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT
YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder